Home » Music » Nas - God's Son (Albüm Çevirisi)

Nas - God's Son (Albüm Çevirisi)

Written By G-Fam on Sunday, Jun 11, 2023 | 01:32 PM

 
Madem albüm çevirisine başladık bunu bir klasikle devam ettirmek gerekiyordu. Sizlere Nas'ı ya da bu albümü açıklamak üzerime düşmez ama keyifli dinlemeler dilemeden önce albümü ilk kez dinleyecekler ve daha önce duymuş olanlar için daha hoş bir yol haritası olması amacıyla görüşlerimi paylaşmak isterim. Nas'ın 2002'de çıkardığı God's Son albümü benim için bir açıdan çok önemlidir. Bu albüm sonrasında 10 yıl boyunca Nas'ın solo olarak çıkardığı hiçbir albümü tam anlamıyla beğenemediğim için God's Son albümüne Nas'ın bir dönemini başarıyla kapayan albüm olarak bakmışımdır. Ayrıca bu albümün bir alameti de günümüzde Nas hakkında 90'larda başlayıp hâlâ gençlere ulaşabilen ve adını koruyabilen sayılı isimlerden birisi yakıştırması yapılmasında çok büyük emeğe sahip olmasıdır. 2000'lere girerken pek çok rapçi 90'lardaki başarsını aktaramamış ama Nas hem bu albüm hem de 2001'de çıkardığı Stillmatic'le formunu kaybetmemekte ısrarcı olduğunu göstermişti. Aslında albümün Nas için değerli bir kısmı daha vardı, bir önceki sene başarılı bir albüm çıkarmışken ve Jay-Z ile arasındaki 'New York'un Kralı' sürtüşmesi hâlâ devam ederken Nas son yumruğu atıp asıl kralın kim olduğunu göstermek istiyordu. Hatta 2001'in sonlarında bile bu albümden bazı şarkıları kaydetmişti ama Hip-Hop, rekabet ve ün üçgeninden çok çok daha önemli bir gelişme Nas'ı aniden durdurdu. Nas'ın annesine kanser teşhisi konuldu ve bu yüzden Nas, 2002'nin başında albümün yapımından vazgeçerek sadece annesinin yanında olmak istedi ki öyle de yaptı. Lakin Nisan ayında üzücü haber geldi ve Nas annesini toprağa verdi. Bu olayın üzerine annesinin anısını yaşatmak ve ona adamak için hemen God's Son albümünün yapımına başladı ve senenin sonunda bitirip yayınladı. İşte bu olay albümü asıl en özel kılan taraftır çünkü Nas'ın en kişisel ve en duygusal taraflarını bu albümde görürüz. Elbette Nas'ın en iyi olduğu hikaye anlatımları, sokak betimlemeleri, mafya kurgusu bu albümde de kendini gösteriyordu ama çoğu şarkının içine yerleşen bir keder durumu da albümü fazlasıyla samimi kılmakta. Nas'ın amacına ulaştığı bir albümdür, hem de iki açıdan da. Öncelikle annesini anmak için ortaya gerçekten çok sağlam bir eser çıkardı ki annesi Nas'ı kariyeri boyunca hep desteklemişti. Hatta hasta yatağında yatarken bile Nas onu ziyarete geldiği zaman albümünü tamamlıyor musun diye sormuşluğu var. Öte yandan bu albümden sonra eleştirmenler Nas'ı 'New York'un Kralı' olarak köşe yazılarana taşımış ve Jay-Z'nin nasıl önüne geçtiğini konuşmuştu çünkü gerçektende bu albümden sonra aralarındaki kavga bitmiş ve bunun hemen öncesinde Nas albümdeki Last Real Nigga Alive şarkısıyla çok olgun bir şekilde Jay-Z'ye karşılık vermişti. Benim açımdan tabii ki albümün eksik bazı kısımları bulunmakta. Örneğin birkaç beat'i Nas'ın çok altında bulurum ve ayrıca Zone Out gibi bu albüme hiç yakışmayan bir parçayı çevirirken bile yüz ekşiterek hızlıca halletmeye çalıştım. Aynı şekilde Nas'ın kaleminin kimi kısımlarda çok düşük kalıp aynı şeyleri tekrar ediyor gibi geldiği de oldu ama genele bakıldığında öyle güzel kısımlar var ki, gerçekten konsepte sahip şarkılar, düşündürücü sözler, özel beatler... İnsana her halükarda dinledikten sonra klasik dedirten bir albüm. Albüm düetlere çok yaslanan bir proje değil. Nas'ın kurduğu ufak grubu Bravehearts, Kelis ve Claudette Ortiz, 2Pac ve J. Phoenix, Alicia Keys, Lake, Jully Black konuk listesini oluşturmakta. Altyapıların büyük kısmıysa Nas'ın yakın dostu Salaam Remi'nin elinden çıkmış. Ona ek olaraksa Eminem, Alchemist, Ron Browz, Saukrates ve Agile de prodüksiyon kısmında bulunuyor. Keyifli dinlemeler.