Bir İz Kalsın Diye... Şiir Aşkı İle...
#siir # dbakk #siirzamani
Kalbin Bende Mukadder
Şaire: Derin AKKURT
Seslendirenler: MakeSure & TILSIM
Bir zamanlar gözlerin kırmızı
panjurların arasından beni arardı.
Şimdi sensiz günler
birbirinin tekrarı...
Ayrılığın başladığı yer midir aşk?
Sensizliği nasıl anlatsam...
Sen olmayınca ruhum bedenimi
terk ediyor.
Dilsiz bir hüzün var içimde.
Bu bir kara sevdanın
katran karası hali...
Kalbimdeki yerini başka
bir şeyle dolduramadım.
Seni düşündüğümde özlemin tomurcuklandı.
İstemedim yüreğimin ezikliğini görmeni.
Bak, sensiz de sevebiliyorum seni.
Sensizlik bu kadar yazdırıyorsa bana
varlığın kim bilir
ne duygulara gebe kalacaktı…
Sana yazarken kaç defa sildim sözleri.
Kaç kez ağladı kalemim
Ve yazmamak için kaç kalem kırdım,
bir bilsen...
*****
Sende kendimi gördüm.
Unuttuğum duygulara dokundun.
Masalsı çekimine karşı
koyamadım zamanla...
Zaman:
Belirsiz bir zaman...
Takvim yapraklarını döküyor,
Bir bir ömrümüzden çalan...
Bir zarar, bin ziyan...
Makam: sabır...
Çile ve kahır.
Vardır bunda da bir hayır...
Başka bir zamanda çıkmış
olsaydın karşıma belki mutlu sonla
biten bir masal olurduk.
Belki sende severdin beni...
Belki sevdiğine pişman olmazdın...
Şu dört duvar,
korunaklı kalemizdi bizim.
Yüklediğim anlamlar bir nefes kadar
yakın hissettiriyordu beni sana.
Bulunduğun her yer cennetin bir
tezahürü gibiydi yalnız dünyamda.
*****
Sensizliği nasıl anlatsam…
Sonunda tavsiye ettiğin kitabı aldım.
Sevdiğin bir şeye sahip
olmak elini tutmak gibi...
Kitabın her sayfasında bir başka resmin,
Ön sözünde ilk bakışın,
Arkasında da gidişin...
Sensizliği nasıl anlatsam…
İliklerime kadar işlemiş özleminden
başlasam çözülürüm belki.
Düşünsene! Çatılmış kaşlarını
bile özledim.
Sen yazmadan yazamıyorum ve
parmaklarım küsüyor bana.
Buğulu gözlerle senden gelecek
mesajları bekler oldum.
*****
Sensizliği nasıl anlatsam…
Konuşmadığımız her güne düğüm atıyorum.
Ihlamur ağaçlarının gölgesi bile
kendine doğru çekiyor beni.
Binlerce mum yaksam da yüzümde
karanlığın sayrılığı...
Biz istemedik bu ayrılığı!
Şimdi bir uyurgezerin boğazlanmış
hayal gücünü andıran ezgisinde,
gece ile gündüz birbirine karışıyor.
Biliyorum buhranlarım kalbini çok yordu
ama bir tek sen anlarsın
karanlıklarımda beni.
İnan, elimde olsa yumurta sarısına
boyanmış bir tahtanın üzerine
kalbimi bırakır giderdim...
Giderdim! Ama gidemiyorum senden!
Yer gök şahidim olsun,
Kendimi cezalandırdığım her
gün her gece şahidim olsun,
seni çok sevdim! Ben seni çok sevdim!
Bir tek sen çözebilirsin
içimdeki düğümleri.
*****
Hazırlıklı olmadığım soruları
sormaya başladığında,
Kural ihlali devreye girip
inkara başvurmadan ya susuyor ya da
konuyu değiştirmeye çalışıyordum.
Dilime kilit vurup ağzımı mühürlemek
o kadar basit değildi oysa...
Sözleri savuran biri olmamıştım
asla ama ya zihnimi?
Saha dışı kaldığım en zayıf noktaydı...
Sana olan sevgim gibi...
Derinden gelen uyarılarla
savaşım gibi...
Senden gidemeyişim gibi...
*****
Tamam, kabul ediyorum:
Kalbin bende mukadder...
Sensiz dolduramadığım
zaman içime akıyor.
Sanki bedenim ayrı kalbim
ayrı hareket ediyor...
Sen vuslatı olmayan bir özlem...
Ben gözden uzak,
kapanmış bir perde...
Ateşe verdiğin bir şiir olsam diyorum,
Sonra sensizlik düşüncesi
kahrediyor beni. Yapamıyorum!
Seni çok özlüyorum...
Kum saatinden son tane dökülürken
zaman avuçlarında duruyor...
Ve beni de bu şiirin içine hapsediyor...
Burada bir tek sen görebilirsin beni.
Bir tek sen görebilirsin beni!
Hadi gel de çöz içimde ki düğümleri!