Aleviler neden camiye gitmezler?
Aleviler Allah’ın birliğine, Hz:muhammed’in peygamberliğine ve Hz.Ali’nin veliliğine, büyük bağlılıkla son derece inanç ve itikatlariyle, Hz.Muhammed’in bıraktığı iki kutsal emaneti olan Kur’an-ı Kerim’e ve Ehli Beyt’ine sadık kalmışlardır. Bu bağlılıklarını da: “Allah Muhammed Ali” üçlemesi ile ifade etmişlerdir.
Hz.Muhammed peygamberliğin onüçüncü yılında, 23 Eylül 622’de Mekke’den Medine’ye hicretiyle, onüç yıllık Mekke dönemi sona ermiş ve on yıllık Medine dönemi başlamış oldu.
Hz.Muhammed, Medine’de(Yatrib’te) hurmaların kurutulduğu, mezarlık alanı olan bu yerde; Evini ve aynı zamanda da ilk ibadet mekanını kurmuş oldu. Islama yönelik bütün çalışmalarını bu evden yürütmüştür; Duasını, niyazını, secdesini, dini eğitimini ve sosyal çalışmalarını, hizmetlerini bu evin çatısı altında yerine getirmiştir.
Hz.Muhammed’in Hakk’a göç etmesiyle ve yönetimin Emevi imparatorluğunun hükmüne geçmesiyle birlikte islam tarihinin siyri değişti. Islam yerine tekrardan putperestlik ve Arap örf adetler devri yeniden başladı. Ve Muaviye kendi salatanatı döneminde Ehlibeyt’e karşı, zalimce ve düşmanca bir tutum içerisine girmiştir.
Muaviye’nin bu zalim ve düşmanca tutumu karşısında Ehli Beyt’e gönül verenler, pey ve pey Muaviye ve Muaviye’nin hükmünde olan mescidlere gitmemeye başladılar. Çünkü Muaviye’nin emriyle bütün mescidlerde Şahı Merdan Ali’ye küfür edilip, kötü sözler söyletmiştir, söylemiyen kişiler ağır cezalar hatta ölümlerle cezalandırılmışlardır.
Inancının önderine, Şahına, pirine hakaret ve tacizlerde bulunulduğu bir mekana nasıl gidilir ve nasıl ibadet edilirki. Şahı Merdan Ali’ye ve Ehli Beyt’ine sevgi, muhabbet duyanların başlarını kesip minarelere asmışlardır. Dolayısiyle Ehli Beyt gönül dostları evlerine çekilip, evlerinde ibadetlerini yapmışlardır. Ibadet ettikleri evler basılarak, katliamlar gerçekleştirmişlerdir. Dikkate alınması gereken bu süreç; Anadolu’da olan bir süreç değildir, bu süreç Emevilerle başlayıp bugüne kadar sürüp gelen bir süreçtir.
Bazı Alevi canlarımız, Şahı Merdan Ali camide şehit edildiği için camiye gitmiyoruz teorisini savunurlar. Bir daha tekrarlıyalım ki Şahı Merdan Ali; Ne mescid’te ve nede cami’de şehit edilmiştir. Şahı Merdan Ali, kapsının önünde ramazanın 19’da saldırıya uğrayarak başından aldığı zehirli kılıç darbesiyle, ramazanın 21’de Hakk’a yürümüştür. Artniyetli putperestler bununla gütmek istedikleri amaç, Alevileri zan altında bırakma oyunlarıdır. “Bakın Hz.Ali efendimiz camide şehit edildi siz ise camiye gitmiyorsunuz.” Bunun arkasında yatan gerçek ise, Alevilerin küçük mantık oyunlarıyla kafasını bulandırarak asimile edip camiye çekme gerçeğidir. Haince oynanan bu gerçekleri de çok iyi anlamamız gerek.
Hz.Muhammed dinin erkanlarını, sosyal calışmalarını, dini eğitimlerini, insanların sorunlarını, problemlerini ilk başlarda kendi evinde çözüp ve hizmetlerini yerine getiriyordu.
Hz.Muhammed’in evinde Ibadet; Haremlik selamlık şeklinde değil, kadın erkekli yapılırdı. Yardıma muhtaç insanlar barırndırılırdı, paylaşma, dayanışma, vs. vardı. Ve daha sonraları bu sosyal faaliyetlerini, yapılan mescitlerde yerine getiriyordu. Dolayısiyle Hz.Muhammed’in yaptığı bütün bu hizmetlerin hiç biri günümüz camilerinde yerine getirilmemektedir. Günümüzde camilerde; Sadece beş vakit ibadet hizmeti, Kuran okutulması yerine getirilmektedir. Oysaki Hz.Muhammed’in evinde, daha sonra mescidlerde yapılan hizmetler, günümüzdeki cem evlerinde teorik ve pratik olarak yerine getirilmektedir, uygulanmaktadır.
Cemevinde yapılan hizmetleri özetlersek; Ibadet vardır, lokma yani paylaşım vardır, Dini muhabbet-eğitim vardır, sosyal çalışma vardır, dini hizmet(cenaze-, nikah-, dara durma yani yargılanma erkanı, vs. vs.) vardır.
Ibadet hariç manevi ve sosyal hizmet olarak camide, hiç birisi yerine getirilmezken, cem evinde yerine getirilmektedir. Dolayısiyle Hz.Muhammed’in ibadet ve sosyal hizmet anlayışı cemevinde aynen uygulanmaktadır. Ama camilerde ise bunların hiç biri yerine getirilmemektedir. O zaman Alevilerin ibadet mekanı cami değil, cemevidir.
=Seyyid Hakkı=