Richard Trevitchick, nam-ı diğer ÇufÇuf Riçırd – biz de olsa öyle derdik - 13 Nisan1771 tarihinde, İngiltere’nin Cornwall kasabasında, ailenin bir elin parmaklarıyla sayılamayan ilk çocuğu olarak dünyaya geldiğinde, kimse onun çağının çok ilerisinde bir dehayı da beraberinde getirdiğinin farkında değildi. Öyle ki öğretmenleri onu her zaman yavaş öğrenen ve inatçı bir çocuk olarak görmüşlerdi.
Fakat mühendislik konularına olan ilgisi, daha yirmisine gelmeden, onun babasının çalıştığı madene danışman mühendis olarak girmesini sağladı.
Takvimler yeni yüzyılı gösterdiği sırada ise, bugün hepimizin “alttan ittirgeçli üstten öttürgeçli oturgaçlı götürgeç” olarak bildiği, buharla çalışan ilk lokomotif üzerinde çalışmaya başladı. 1 yılın sonunda arkadaşlarından yedisine buharla mesaj gönderip istasyona gelmelerini söyledi.
Zamanımızın yüksek hızlı trenleriyle yarışamasa da saatte 13 km hıza ulaşabilen ve kısa yolculuklar için tasarlanan, daha sonraları ismine “Tren” denilecek bu canavara halk dilinde Puflayan Yaratık, mühendislerin tabiriyle “pistonun her hareketinde buharın erken kesilerek basıncı genişletilmesi mantığı ile çift taraflı çalışan yüksek basınçlı buharlı makine” deniliyordu.
Bu başarının ardından henüz 3 yıl geçmişti ki Trevitchick ilk buharlı motorunu raylar üzerinde yürütmeyi başardı. Hem de ne yürütmek… 1804 yılının Salıya denk gelen 21 Şubat günü 25 tonluk ağırlığın üzerine biletsiz aldığı 70 yolcusuyla birlikte Penydaren kasabasından Abercynon’a uzanan 15 kilometrelik yolu bi’ depo buharla kat etti.
Bu başarının sevincini hakkıyla yaşayamadan kaderinde yazılı talihsizlikler kendilerini göstermeye başlamıştı.
Bizatihi Trevichick’in tasarımı olan, Greenwich’de kullanılmak üzere imal edilen sabit pompalama motorlarının patlaması 4 kişinin ölümüne sebep olmuştu. Bu talihsiz olayın her ne kadar tasarım hatasından kaynaklanmadığı konusunda ikna çabaları olduysa da bu mücadelede rakipleri onu alt etmeyi başarmış ve insanların onun tasarladığı bu yüksek basınçlı buhar sistemine şüpheyle yaklaşmalarına ve araştırmalarındaki maddi kaynakların kısıtlanmasına sebep olmuştur.
Yeryüzünde kendisini bir hayli yıpratan bu tür talihsizliklerden kurtulmak için su altından gelen bir teklifi değerlendiren Trevichick’in ikinci büyük talihsizliği, çok gecikmeden, 1805 yılında Thames Nehri’ne yapılacak tünel açma çalışmaları sırasında suyun 285 metre altında kendisini yakaladı. Bu derinliklerde su almaya başlayan tünel, 3 yıl sonra 312 metreye ulaştığında büyük bir su baskınıyla tarihe karıştı. Bu baskından canını zor kurtaran Trevichick şirket yöneticileri tarafından olaydan sorumlu tutularak karalandı ancak daha sonraları maden mühendisleri tarafından yapılan incelemeler neticesinde aklandı.
Yılmadan çalışmalarına devam eden mucit doğduğu topraklara döndü ve 1 şilin’e herkesin binebileceği, adına da “İstersen Yakala” dediği bir lokomotif geliştirip, bunu Euston Square (Meydanı)’da çember şeklinde bir tren yolu üzerinde yürür hale getirdi. Ancak ray teknolojisi henüz buna hazır değildi, dökme derimden imal edilen raylar lokomotifin ağırlığı altında sürekli kırılıyordu.
Buluşlarından bir türlü para kazanamayan, yenilerini finanse edecek kaynak bulamayan Trevichick, 1816 yılında gelen bir teklifi değerlendirerek madenlerde çalışmak üzere Peru’ya gitti.
1827’de beş parasız ülkesine döndüğünde başvurduğu yardım aylığı da kendisine bağlanmadı.
Buharlı motorların ve günümüzde kullanılan demiryolları sisteminin mucidi Richard Trevichick, 62 yıllık ömründe, bu icatlarından beş para kazanamadan, sefalet içinde, 22 Nisan 1833 tarihinde hayata veda etmiştir.